Katılım finans ve İslam ekonomisine ait temel kavramların kapsamlı Türkçe sözlüğü. (27 terim)
İslam hukukunda kalıcı varlıklar; gayrimenkul, arazi gibi taşınmaz mülkler.
Accounting and Auditing Organization for Islamic Financial Institutions — Bahreyn merkezli İslami finans kuruluşlarının muhasebe ve denetim standartlarını belirleyen uluslararası kuruluş.
Arapça'da 'satış' anlamına gelir; İslam hukukundaki alım-satım sözleşmelerinin temelini oluşturur.
Vadeli satış sözleşmesi; mal teslim edilir, bedel sonradan ödenir. Katılım bankalarında konut ve araç finansmanında kullanılır.
Hem sabit hem de değişken orana referans verilerek yapılandırılmış murabaha sözleşmesi türü.
Azalan Muşaraka; katılımcının ortaklık payını zaman içinde satın alarak borçlanmadan mülk sahipliğine geçtiği yapı. Konut finansmanında yaygın kullanılır.
Spot piyasada alınan malın vadeli olarak satılması temeline dayanan likidite yönetim aracı.
Borç verilen para üzerinden kazanılan ek gelir. İslam hukukunda kesinlikle yasaktır. Katılım finans sistemi bu yasağın etrafına inşa edilmiştir.
İslam finansında İslam inancına sahip olmayan bireyi tanımlar; katılım finans ürünleri, özellikle hiçbir ayrım gözetmeksizin herkese açıktır.
Borcun bir kişiden diğerine devredilmesi; İslam hukukunda meşru bir borç devir mekanizması.
Güzel borç; faiz ve kâr beklentisi olmaksızın yalnızca iyilik amacıyla verilen borç. İslam'ın teşvik ettiği borç türüdür.
Kefil olmak; bir kişinin başka birinin borcunu ya da yükümlülüğünü garantilemesi. İslam finansında yaygın kullanımı olan güvence mekanizması.
Emek-sermaye ortaklığı; bir taraf sermaye sağlar (rabb-ül-mâl), diğer taraf (mudarib) çalışır ve yönetir. Kâr paylaşılır; zarar durumunda sermaye sahibi zarara katlanır, mudarib emek kaybeder.
Maliyet artı kâr satışı; satıcının maliyetini ve üzerine eklediği kârı açıklayarak gerçekleştirdiği satış. Katılım bankacılığında en yaygın finansman ürünü.
Şirket ortaklığı; iki veya daha fazla tarafın sermaye, emek ya da uzmanlık katkılarıyla oluşturdukları ortak girişim. Kâr ve zarar ortaklar arasında paylaşılır.
Zekât ve diğer İslami yardımları almaya hak kazanan kişi; zekât sekiz gruba ödenir.
Bk. Faiz. İslam hukukunda haram olan ek menfaat. İki çeşidi vardır: Riba al-Fadl (kalite farkı) ve Riba al-Nasiah (erteleme faizi).
İslami tahvil; sabit gelir sağlayan geleneksel tahvilin faiz içermesine karşılık sukuk, altta yatan varlıklara ya da projelere kısmi sahipliği temsil eden menkul kıymetlerdir. Şeriat uyumludur.
İslami sigorta; karşılıklı yardım ve paylaşım ilkesine dayanan, faiz ve aşırı belirsizlik içermeyen sigorta sistemi. Konvansiyonel sigortanın İslami alternatifi.
Birbirine bağlı küresel Müslüman topluluk kavramı; İslami finans özellikle ümmet kavramı çerçevesinde sosyal dayanışmayı ön plana çıkarır.
Sözleşmelerde ödeme ya da teslim için belirlenen süre. İslam finansında sözleşmelerde vade netlik taşımalı; belirsiz vadeli sözleşmeler öğreti açısından tartışmalıdır.
Hayır amaçlı varlık vakfı; belirli mülklerin toplumsal yararlanma için bağlanmasıdır. İslam'ın en köklü sosyal finans araçlarından biridir.
Temsil ya da vekillik; bir kişinin başkası adına işlem yapmasına olanak tanıyan yetki devri sözleşmesi. İslami yatırım fonlarında ve takaful sisteminde kullanılır.
İslam'ın beş temel şartından biri; nisab değerinin üzerindeki servete yılda bir kez uygulanan zorunlu servet vergisi. Gelirin yaklaşık %2,5'i kadar ödenir.
İslam hukukunda borç yükümlülüğü kavramı; bir kişinin başkasına karşı üstlendiği mali yükümlülük.
Kira sözleşmesi; İslam hukukunda sahip olunan varlığın belirli bir süre için kiraya verilmesi. Katılım bankalarında finansal kiralama (leasing) ürünlerinin temelidir.
Konvansiyonel bir bankanın bünyesinde oluşturulan ve faizsiz bankacılık ürünleri sunan ayrı birim.
Arama kriterinize uygun terim bulunamadı.